MEB: Öğrencilerin yüzde 40’ı okuduğunu anlamıyor

MEB, öğrenci, öğretmen ve okulun akademik beceriler üzerindeki etkisini ölçmek için 4’üncü sınıf öğrencilerinin katılımıyla hazırlanan ‘Türkçe-Matematik-Fen Bilimleri Öğrenci Başarı İzleme Araştırması’nın veri analizlerini yayımladı. Buna göre, öğrencilerin yüzde 40’ı Türkçede okuduğunu anlamıyor…

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 4’üncü sınıf seviyesindeki öğrencilerle yapılan ‘Türkçe-Matematik-Fen Bilimleri Öğrenci Başarı İzleme Araştırması’ sonuçlarını dün açıkladı. Öğrencilerin Türkçe, matematik ve fen bilimleri derslerinde kazandığı bilgi ve becerilerini izlemek amacıyla nisanda yapılan araştırmaya, 4’üncü sınıf seviyesinde 81 ildeki devlet ve özel öğretim kurumlarından katılım oldu. Türkçe alt testine 112 bin 465, matematik alt testine 112 bin 322 ve fen bilimleri alt testine 111 bin 742 öğrenci girdi. Buna göre, matematikte ‘akıl yürütme’ sorularını doğru yanıtlayanların oranının yüzde 49 olduğu görüldü. Yani öğrencilerin yarısı sorularda akıl yürütemiyor. En yüksek başarı gösterilen sınav ise fen bilimleri. Ayrıca araştırma bulgularına göre, eğitim hedefi üniversite veya daha üst seviyede olan ve okula devamsızlık yapmayan öğrencilerin puan ortalamaları diğerlerine göre daha yüksek. Araştırmada ders başarılarıyla ilgili şu bilgiler yer aldı:

TÜRKÇEDE TÜMÜNÜ DOĞRU YAPAN YÜZDE 3.55
Türkçe sınavında 112 bin 465 öğrenciye ‘bilme’ ve ‘anlama’ düzeylerinden çoktan seçmeli 15 soru soruldu. Bilme düzeyindeki sorularda öğrencilerden, metinde açıkça ifade edilen ya da edilmemiş olsa bile açık bir anlama dayanan bilgiyi bulmaları beklendi. Öğrencilerin ‘bilme’ düzeyindeki soruları ortalama doğru cevaplama oranı yüzde 62.82 oldu.

Metinde açıkça ifade edilmeyen fikirleri bulma, bilgi, düşünce ve deneyimleri kullanma becerilerine dayalı ‘anlama’ düzeyindeki soruların ortalama doğru cevaplanma oranının ise yüzde 59.97 olduğu görüldü. Testte tüm soruları doğru yanıtlayan öğrencilerin oranı yüzde 3.55 oldu. Öğrencilerin bu testte aldıkları 100-500 arası puan dağılımları incelendiğinde ortalama puanın 331.12 olduğu belirlenirken, yüzde 25.77’sinin 400-500 puan aralığında olduğu tespit edildi.

EN YÜKSEK BAŞARI FEN BİLİMLERİNDE
Fen bilimleri sınavında 111 bin 742 öğrenciye, ‘fiziksel’, ‘yer’ ve ‘canlı’ bilimleri olmak üzere üç öğrenme alanından çoktan seçmeli 15 soru yöneltildi. Öğrencilerin ‘bilme’, ‘uygulama’ ve ‘akıl yürütme’ düzeyleri ölçüldü. Soruların ortalama doğru cevaplanma oranı ‘bilme’ düzeyinde yüzde 64.90, ‘uygulama’da yüzde 70.22, ‘akıl yürütme’ düzeyinde ise yüzde 61.40 oldu. Öğrencilerin yüzde 6.29’u ise tüm soruları doğru cevapladı. Fen bilimleri alt testinde 100-500 arası puan dağılımları incelendiğinde ortalama puanın 342.07 olduğu görüldü. Öğrencilerin yüzde 31.46’sı ise 400-500 puan aralığında.
‘Türkçe-Matematik-Fen Bilimleri Öğrenci Başarı İzleme Araştırması’nın, 7 ve 10’uncu sınıf düzeyindeki sonuçlarının daha sonra açıklanacağı belirtildi.

MATEMATİKTE YARISI AKIL YÜRÜTEMİYOR

  • Matematik sınavında 112 bin 322 öğrenciye ‘bilme’, ‘uygulama’ ve ‘akıl yürütme’ düzeylerinden çoktan seçmeli 15 soru soruldu. ‘Bilme’ düzeyindeki soruları doğru cevaplayan ortalama öğrenci oranı yüzde 63.43 oldu. ‘Uygulama’ düzeyindeki soruları doğru cevaplayanların ortalama oranının ise yüzde 59.25 olduğu görüldü. ‘Akıl yürütme’de ise bu oran yüzde 49.08. Bu durum öğrencilerin yarısının sorularda akıl yürütemediğini gösterdi. Tüm soruları doğru yanıtlayan öğrenci oranı ise yüzde 4.34. Öğrencilerin bu testteki ortalama puanı 323.02 olurken, yüzde 24’ü ise 400-500 arasında bir puan aldı.

HEDEFİ OLAN ÖĞRENCİ DAHA BAŞARILI

  • Raporda öne çıkan diğer bulgular şöyle:
  • Türkçe, matematik ve fen bilimleri alt testlerinden alınan puanlarla, öğrencilerin o derslerden 4’üncü sınıf yıl sonu başarı puanları arasında pozitif ve istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki tespit edildi. Bu ilişki, Türkçe alt testinde orta düzeyde iken matematik ve fen bilimleri testlerinde yüksek düzeyde oldu.
  • Öğretmenlerin ödev verme sıklıkları arttıkça öğrencilerin testlerdeki başarısının da yükseldiği görüldü. Öğretmen ve yöneticilerin mesleki kıdemleri arttıkça öğrencilerinin puan ortalamaları da yükseldi. Ancak bu faktörlerin öğrenci puanları üzerindeki etkisi düşük.
  • Veliler eğitim süreçlerine katıldığında öğrenci başarısı da yükseldi.
  • Öğrencilerin eğitim hedefleri ve başarıları arasındaki ilişki de incelendi. Buna göre, gelecekte alacakları eğitim konusunda henüz ilkokuldayken hedef koyan, üniversite veya daha yüksek eğitim basamağını bitirmeyi planlayan öğrencilerin her bir alt testteki puanları hedef koymayanlara göre çok yüksek.
  • Devamsızlık azaldıkça her bir testte başarının arttığı, hiç devamsızlık yapmayan öğrencilerin başarısının devamsızlık yapanlara oranla oldukça yüksek olduğu görüldü.

ÇÖZÜM İÇİN FOTOĞRAF ÇEKİYORUZ
Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer: MEB olarak 4’üncü sınıf düzeyinde ve uluslararası standartlarda bir izleme çalışmasını ilk defa raporlaştırdık. Amaç, Türkiye’deki eğitim sisteminin net fotoğrafını çekmek ve çözüm önerileri geliştirmek. Çalışmayı önümüzdeki yıllarda da yapacağız. Böylece sistemdeki iyileşmeleri ve sorun alanlarını daha net görebileceğiz. Dahası 7 ve 10’uncu sınıf için yaptığımız ve yakında açıklanacak benzer çalışmalar, bize hem aynı kademedeki okullar arasındaki farkları anlama hem de okul kademeleri arasında kıyaslama imkânı sunacak. Bunlar tamamlandığında ilkokul, ortaokul ve lise hakkında genel bir fotoğraf elde edeceğiz. Amacımız, öğrencileri veya öğretmenleri puanlandırmak değil, MEB olarak hedeflerimize ne kadar ulaştığımızı görebilmek ve iyileşme alanlarını tespit etmek. Bu raporun önemi, şu veya bu sonucundan ziyade, bize genel bir resim sunması. Bakanlık olarak biz tüm sonuçları ciddiyetle ele alıyoruz ve kendimize ev ödevi çıkarıyoruz. Bunları ilgili birimlerimizle değerlendirecek ve muhtemel telafi programlarını geliştireceğiz. Öğrencilerin hangi konularda bilgi ve becerilerinde eksiklikler varsa, onlarla ilgili telafi programları tasarlayacağız. Bu sonuçları öğretmen eğitimlerini tasarlarken veya müfredat revizyonları yaparken de dikkate alacağız.

Kaynak : Hürriyet